Makale Ankara-Yolu

Published on Mart 18th, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

0

AKP’nin duble yolları ve neden tüm yollar Roma’ya çıkar?

(Özge Yurttaş / Sendika – 17 Mart 2017, Foto: Kestel Kavşağı açılışı, 4 Mart 2014)

… İmparatorlukların ortak bir kültürü yaymak için çaba göstermesinin ikinci ve en az o kadar önemli bir sebebi de meşruiyet kazanmaktı. En azından Cyrus’un ve Qin Shi Huang’ın zamanından beri imparatorluklar faaliyetlerini haklı ve gerekli göstermeye çalışmıştır (gerek yol yaparak, gerekse kan dökerek) – (Y.N Harari Hayvanlardan Tanrılara Sapiens)

Kritik bir seçim arifesinde beni “yol”un tarihsel-siyasal anlamı üzeri düşünmeye iten son günlerinde popüler antropoloji kitabı Sapiens’te Hariri’nin yukarıda alıntıladığım sözleri oldu. İktidar partisinin 15 yıllık iktidarı boyunca her seçimde etkili bir propaganda malzemesi haline getirdiği “yol yaptık” söylemi referandum arifesinde bir kez daha “evet”çilerin dilinde.  Halka referandumda verecekleri oyu soran sokak röportajlarında birçok “evet”çi kendisini savunurken iktidarın yol yaptığını hatırlattı. Hatta içlerinden birisi eskiden memleketine günlerce süren yolculukla giderken şimdi birkaç saatte gidebildiğini anlatarak başkanlığa neden “Evet” diyeceğini açıklamakta bir sakınca görmedi.

uykusuz-yol

Siyasetçilerin doğruluk payını ölçen www.dogrulukpayi.com sitesine göre AKP gerçekten de iktidarı boyunca yollar yaptı. Site 3 Mayıs 2015 tarihli “eski”tilmiş başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yol yaptık beyanatı sonrası şu bilgileri paylaşıyor okurlarıyla: “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2013 yılı sonu itibariyle Türkiye’deki bölünmüş yol miktarı 21962 km’dir. Bölünmüş yolların yaklaşık 16 bin km’lik kısmı 2002’den sonra yapılmıştır.” 1984 – 2013 yılları arasında bölünmüş yolların yıllık artışına baktığımızda AK Parti iktidara gelmeden önce her yıl eklenen bölünmüş yol miktarı ortalama 303 km iken, AK Parti iktidarı döneminde bu ortalama yıllık 1476 km’ye çıkmıştır.”

Yol proleterleştirme dalgası ile Anadolu’nun bağrından metropollere gelmiş milyonlar için sılaya kavuşmak anlamına gelebilir. Eski siyaset paradigmasında “kalkınma”yı “refah”ı temsil ettiği ise bilinen bir gerçek.

Tüm yollar neden Roma’ya çıkar?

Oysa “yol” tarihsel olarak basitçe bir ulaşım aracından daha fazlası olmuş, tarihte imparatorlukların kurulmasının temel stratejik noktalarından birisini oluşturmuştur. “Tüm yollar Roma’ya çıkar” sözü Roma imparatorluğunun imparatorluk sınırlarını korumasında, imparatorluğu yönetebilmesinde kurduğu ve kendi yıkıldıktan sonraki binlerce yıl bile ayakta kalan yollar yapmasına bir tarihsel göndermedir.

yol-Metopa_Columna_lui_Traian_Constructie_drum

Roma’da yol yapım çalışmalarının tasviri

Yol tarihin en büyük ve geniş kapsamlı imparatorluklarından birisi olan Roma imparatorluğunu ayakta tutmuştur. İmparatorluk sınırı altındaki kentleri, mahalleleri birbirine bağlayan yollar sayesinde ordu rahatlıkla hareket edebilmiş, “devletin bekası” için imparatorluk sınırları içinde kontrolü rahatça sağlayabilmiştir. Bu sayede imparatorluk yollar üzerine yükselen bir güç aygıtı olarak kendi çağının en geniş coğrafi sınırlarına sahip devleti olabilmiştir. Vergi toplamaya yaptığı katkılar ve ticaretin kolaylıkla yapılması da Roma’ya kazandırdığı avantajlar arasındadır.

Hizmet aşkı değil küresel sermayeye kulluk yol yapmayı gerektirir

Yolun siyasi otoriteyi ayakta tutma işlevine merkantalizmden kapitalizme uzanan yolda bir yenisi eklenmiştir. Yol sadece askeri bir ihtiyaç değil mal ve hizmet ticaretinin de bir ön şartıydı. İmparatorluklar çağından bugüne mal ve hizmetlerin transferi yollar sayesinde yapıldı.

Yaşadığımız çağda Türkiye’de neoliberalizmin kurucu partisinin yol yapması tesadüf değil. AKP küreselleşmenin temelini oluşturan emeğin, sermayenin, mal ve hizmetlerin sınırlara takılmaksızın serbest ve mümkün olan en hızlı, etkili, verimli biçimde dolaşımını sağlamak için gerekli olanı yaptı.  İktidarın deprem vergileri ile yaptığı duble yollar asgari ücretinden arttırdığı para ile bilet alarak memleketine giden emekçileri, dünyanın en pahalı benzinini kullanan Türkiyeli araç sahiplerini düşünerek hayata geçirilmiş bir hizmet değil. Olası bir deprem durumunda ihtiyacımız olanları elimizden alarak yapılan yollar küresel sermayenin damarları görevini görüyor. Bilgi ve bilişim teknolojileri sermayenin serbest ve hızla dolaşımını sağlarken mal ve hizmetlerin hızlı dolaşımı içinse devreye yapılan yollar giriyor. Avrasya Tüneli, Marmaray ve Köprüler Çin’den Londra’ya kadar kesintisiz bir karayolu, demiryolu imkanı sunarak lojistik faaliyetler açısından bir büyük ihtiyacı karşılıyor.

Barbarlığa karşı yol kesenler de var

Yolun tarihsel ekonomik işlevine baktığımız zaman her çağda otoritenin sağlamlaşması için ona kan taşıyan damarlara benzetilebilir. Fakat bu yazının yazılmasını da tetikleyen alıntımıza geri döndüğümüz zaman unutulmaması gereken her çağda yönetenlerin yaptıkları her türlü işi yönetilenlerin iyiliği için yaptıkları yalanını tekrarlamasıdır. Sermayeye hizmet için yol yapıp bunu halka hizmet aşkıyla yaptıklarını yutturanlar, iktidarlarını sağlamlaştırmak için döktükleri kanın, akıtılan gözyaşının da aslında bizim iyiliğimiz için olduğunu söylemekte bir sakınca görmez. 30 yılı geride bıraktığımız çatışma sürecinde ölen her askerin cenazesinde ölenlerin “vatanı yaşatmak, kurtarmak” için öldüğünü söyleyenlerin kökünü Osmanlı’dan da önceye dayandırabiliriz. Gördüğünüz üzere kan dökerek ya da yol yaparak Roma İmparatorluğunun mirasını Anadolu topraklarında devralanlar şimdi de hepimizin iyiliği, ülkenin geleceği ve istikrarı için Başkanlık sistemini getirdiklerine bizi inandırmaya çalışıyorlar.

Yol elbette sadece “egemenler” için tarihse anlam taşımıyor. Unutmayalım ki Roma’da köleliğe karşı ayaklanan Spartaküs ve binlerce köle de askerlerin kullandığı yollardan yürüyerek isyan ateşini geçtikleri kentlerde yakmıştı. Türkiye’de ve tüm dünyada öfkeli kalabalıkların büyük kitle eylemlerinde ilk yöneldikleri yer şehrin ana arterlerini oluşturan yollardır. İşte bu bilinç ve birikim sayesinde kendi imparatorluğunu sağlamlaştırmak için yol yapanların medeniyet adı altında inşa ettiği barbarlığa ‘Hayır’ demek mümkün. Bunu Spartaküs’ten beri biliyoruz.

Tags: , , , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑