Haber

Published on Ağustos 11th, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

0

İBB, Fatih ve Belgrad Ormanı’nı kuşatan beton kulelerden birine daha ruhsat verdi!


(KOS Medya – 11 Ağustos 2017)

Hattat Holding’in 2003’te, Maslak’ta yapımına başladığı ‘Diamond Of İstanbul’ projesine imara aykırı olduğu için önce mühür vuran İstanbul büyükşehir Belediyesi, ruhsat için “bağışlanan” 18 arsadan sonra bir beton ucubeye daha ruhsat verdi. AKP İktidarı bir yandan dikey, çarpık vs yapılaşma yakınmalarında bulunurken diğer yandan AKP’nin gözde inşaat ağaları var gücüyle Fatih ve Belgrad Ormanı’nı beton kulelerle kuşatıyor, İstanbul’un en önemli hava koridoru olan Cendere Vadisi’ni işgal ediyor.

Aykut Küçükkaya ve Hazal Ocak’ın Cumhuriyet’te yer alan haberine göre, Hattat Holding’in İstanbul Maslak’ta yarım kalan milyar dolarlık “Diamond of İstanbul” projesi, sonunda ruhsatı aldı. Ruhsat için İBB’ye 18 arsa bağışlayan, sonuç alamayınca da tehditvari bir mektup yazan Mehmet Hattat, bu ‘girişiminden’ 8 ay sonra amacına ulaşmış oldu.

Hattat Holding’in İstanbul Maslak’ta yarım kalan milyar dolarlık “Diamond of İstanbul” projesi sonunda ruhsatı kaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mühürlediği yapıya 29 Haziran 2017 tarihinde yapı ruhsatı verdi. Hattat, proje kapsamında 229 metre yüksekliğinde 50 katlı bina yapabilecek. Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat ruhsat alabilmek için İBB’ye 18 arsa bağışlamıştı. Yapı ruhsatı gecikince Hattat, Ekim 2016’da İBB’ye mektup yazmış, bağışladığı arsaların ‘kendisine zorla aldırtıldığını’ anımsatarak İBB yetkililerini tazminat davalarıyla tehdit etmişti. Hattat bu mektuptan yaklaşık 8 ay sonra ruhsata kavuşmuş oldu.

Hattat grubundan Hema Endüstri’nin 2003’te, Maslak’ta yapımına başladığı ‘Diamond Of İstanbul’ projesi imara aykırılıkları gerekçesiyle İBB tarafından mühürlendi. İlk etapta ticaret ve iş merkezi olarak planlanan projenin yapımı 2009’da yarım kaldı. Ancak şirket projeyi revize edip 28 Aralık 2015’te Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ÇED için başvurdu. 6 Ocak 2016 tarihinde ÇED izni çıktı. Yüksekliği 235 metre olarak planlanarak inşaatına başlanan proje, İBB İmar Müdürlüğü’nün ‘Diğer gökdelenlerden yüksek olmasın’ talebi üzerine 191 metreye indirildi.

Bu süreçte holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat ile İBB arasında 2 Kasım 2015 tarihinde “avan projenin (ön proje) onaylanması ve Hattat tarafından şartsız bağışların yapılması”nın konu edildiği bir protokol imzalandı. Protokole göre Hattat Holding, İBB’ye 18 arsa bağışladı, buna karşılık daha önce mühürlenen milyar dolarlık projesi için onay aldı. Ancak Hattat’ın bağışladığı 66 dönümlük 18 arsa arasında 3 arsanın konumu dikkat çekti. Toplam 3 bin metrekare olan bu 3 arsa İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın Büyükçekmece Güzelce’de Sevda Sokak’ta yer alan villasına komşu durumda bulunuyordu. Söz konusu arazilerden birine geçen yıl haziran ayında cami yapılacağı açıklandı.

Ruhsat gecikince tehditvari mektup

Projesi için ruhsatını alamayan işadamı Hattat geçen ekim ayında İBB’ye 2 sayfalık bir mektup yazdı. Topbaş’ın villasının arkasında yer alan arsalarla ilgili tarihe geçecek itiraflarda bulundu. “Milyonlarca dolar bedel ile şahsıma zorla aldırdığınız Sayın Başkanımızın Kumburgaz’daki evinin yanındaki bu imarlı arsaları protokole aykırı olarak neden dini tesis alanına çevirdiniz? Yarın sormayacaklar mı; 7 sene bu inşaata (Diamond of İstanbul) yapılaşma vermeyip mühürlü tuttun da Sayın Başkan’ın evinin yanındaki arsaları ve diğer gayrimenkulleri aldıktan sonra mı avan proje tasdik ettin” diye soran Hattat, Topbaş dahil olmak üzere İBB yetkililerini tazminat davalarıyla tehdit etmişti.

Topbaş da geçen aralık ayında işadamı Hattat’ın itirafına tartışma yaratacak bir yanıt verdi. Topbaş mecliste “Yani siz, her şeyin altında bilmem ne ararsak bu samimiyetsizlik olur, bu doğru olmaz. Bu iyi bir şey değil. Gelin bakın gezin görün lütfen. Ve bizim orada o zaman vazgeçelim, söyleyelim arkadaşlara o yoldaki parselleri bırakalım, iki tane 350- 400 metrekarelik parseller bırakalım. İlçe belediyesine kamulaştırmasız el atma davası açsın, Büyükçekmece Belediyesi’ne. Ve de o da bunun bedelini ödesin faiziyle birlikte. Bunu mu istiyorsunuz, bunu mu yapalım? Bu mu bir farklı menfaat oluşturacak şekilde gördüğünüz? Bu kadar küçük hesaplar mı yapar bir başkan? Allah korusun. Yani bunu yapmaya öyle bir adımımız, niyetimiz olmaz. Ama maalesef hep böyle terso bakmak” ifadelerini kullandı. Cumhuriyet’in haberleriyle ortaya çıkardığı skandalın ardından İBB CHP Grubu, Topbaş ve Hattat hakkında suç duyurusunda bulundu.

Bu sürecin ardından İBB, Hattat’ın yarım kalan projesine 29 Haziran 2017 tarihinde yapı ruhsatını verdi. Ruhsatta yer alan bilgilere göre 26 metre yol altına inecek, yol üstüne de 203 metre çıkacak. Toplamda 229 metre yüksekliğe sahip olacak bina 10’u yer altında olmak üzere toplam 50 kat olacak. Yapının toplam inşaat alanı 197 bin 401 metrekare. Bina ticaret ve konut fonksiyonunda görünüyor; 470 daire yapılabiliyor.

İptal davası açacağız

CHP’li Meclis üyesi Hüseyin Sağ ruhsat için iptal davası açacaklarını söyledi. Sağ, “İBB başkanının villasının etrafında satın aldırılan arsaların ardından İBB’ye bırakılan tehdit mektubu ile gelinen durum ortada. Kısacası 500 milyonluk bir rantın hangi yöntemlerle yapıldığı belgeleri ile ortaya saçıldı” dedi.

CUMHURİYET ORTAYA ÇIKARDI

Mühürlenmeden önce 23 katı tamamlanan proje 17 kat daha yükselecek. Hattat’ın imzalanan şüpheli bir protokolle ruhsat alabilmek için belediyeye 18 arazi bağışladığı ve ruhsat gecikince belediyeye tehditvari bir mektup yazdığı Cumhuriyet tarafından ortaya çıkarılmıştı.

Ülkenin en büyük gecekondusu gecekondusu

İstanbul Şişli’de eski Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) arazisi üzerinde inşa edilen 34 katlı Nurol Tower’ın yükseldiği arazinin imar planları proje bittikten sonra iptal edildi. 2014’te başlayan dava süreci geçen aylarda sonuçlandı. CHP’li eski meclis üyesi Dursun Çaltı iskân ve ruhsat iptali için de dava açacaklarını belirterek “Geç gelen adalet, adalet değildir” dedi.

YTÜ Rektörlüğü ile TOKİ arasında 6 Ağustos 2010’da bir protokol imzalandı. Buna göre, üniversitenin İstanbul Davutpaşa Yerleşkesi’nde TOKİ’ye 60 bin metrekare bina inşa ettirecek olan rektörlük bunun karşılığında tapusu üniversitede olan Çağlayan’daki araziyi TOKİ’ye devretti. YTÜ’nün 2004 yılında uygun bulunmayan imar planı değişikliği TOKİ devreye girince bir anda gerçekleşti. 2010 yılında hazırlanan imar planında emsal 3 olarak belirlendi; bodrum katlar emsal dışı kaldı. Yükseklik de serbest bırakıldı. İmar planlarının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile CHP’li eski meclis üyesi Dursun Çaltı ve CHP’li Meclis üyesi Hüseyin Sağ tarafından dava açıldı. Dava dilekçesinde projenin zaten çok yoğun olan Mecidiyeköy-Şişli bölgesindeki nüfus-trafik yoğunluğunu daha da artıracağı ve bölgeyi yaşanmaz bir hale getireceği vurgulandı

Dava önce İstanbul 7. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Daha sonra konu Danıştay’a taşındı. Danıştay 6. Dairesi de alt mahkemenin kararını “imar planlarında çeşitli nedenlerle hukuka aykırı notların yer aldığını” belirterek bozdu. Danıştay bozma gerekçesinde üst ölçekli planlarda bölgenin Merkezi İş Alanı bölgesi göründüğüne dikkat çekerek alt ölçekli planlarda turizm tesis alanı olarak belirlenemeyeceğini vurguladı. Plan notlarının da hukuka uymadığının altı çizilen kararda, “Turizm tesis alanlarında iş merkezleri, ofis, büro, çarşı çok katlı mağazalar, katlı otoparklar, AVM, otel ve motel gibi konaklama tesisleri ile rezidans konut yapılabilir” gibi yazılı plan notlarına atıfta bulundu. 2014’te açılan dava 30 Mart 2017’de sonuçlandı. Karar taraflara bu ay tebliğ edildi. İstanbul 3. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda imar planları “bölgenin üst ölçekli planlarına uyumlu olmadığı gerekçesiyle” iptal edildi.

İskân ve ruhsat iptali isteyeceğiz

CHP’li eski meclis üyesi Dursun Çaltı, Nurol Tower’ın iskân ve ruhsat iptali için dava açacaklarını belirterek şöyle konuştu: “Burasıyla ilgili olarak 2013’ten beri hukuk mücadelesi verdik. Gecikmiş adalet adalet değildir. Davadan olumlu sonuç geldi. Nurol Tower gecekonduya döndü. Devasa bir gecekondu. Bu arsa İstanbul’un en değerli arazilerinden biri. Belki de dünyanın en çirkin binası. Onlar 30 gün içinde Danıştay’a gidebilir. Biz de iskân ve ruhsat iptali için dava açacağız” dedi.

AKP’li Başalan’ın ofisi de kulede

Binada İBB AKP Grup Başkan Vekili, Av. Temel Başalan’ın da ofisi bulunuyor. Başalan, daha önce yaptığı bir açıklamada, “Ben Nurol’daki daireyi 2012 yılında daha inşaat yeni başladığında, banka kredisi ile satın aldım. Yıllarca bankaya kredi taksitlerini ödedim. 2016 yılının son aylarında ofisi teslim aldım. Gerekli iç dekorasyonu yaptıktan sonra 2017 yılı haziran ayında da ofise taşındım. Nurol bu yeri Emlak GYO’dan ihale ile aldı ve planlarını da bakanlık yaptı. Dolayısı ile İBB’den plan tadilatı yapıldığı iddiası gerçek dışıdır. Söz konusu yere İBB Meclisi tarafından yapılmayan plan tadilatına da ‘evet’ oyu veremeyeceğimin bilinmesini isterim” demişti.

Gökdelen bitti bile

TOKİ’nin gelir paylaşımı yöntemi ile satışa çıkardığı arsayı, 260 milyon liralık toplam hasılat geliri üzerinden, yüzde 43 pay karşılığı 111.8 milyon liraya satın alan Nurol GYO’nun projesi dava sürecinde tamamlandı. Nurol GYO, 1 Haziran 2013’te yayımlanan “Planlı Alanla Tip İmar Yönetmeliği”nin emsal hesaplarından faydalanmak için yeniden ruhsat için başvurup ikinci kez kapasite artışına gitti. Nurol Tower’ın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yaptığı artış başvurusuna, İstanbul Valiliği yeni “ÇED gerekli değildir” kararı alarak 19 Eylül 2014’te askıya çıktı. Yeni projeye göre mevcut binaya kat çıkılarak 18 adet konut, 23 adet dükkân ve 10 adet ofis daha eklendi. Firmanın inşaatı 34 kata ulaştı. 6 bin 500 metrekarelik arsada toplam 74 bin 682 metrekare inşaat alanı yapıldı


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑