Haber

Published on Ağustos 14th, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

0

Kuzey Ormanları Savunması (KOS): KOS temel olarak bir sokak hareketidir

(KOS Medya / 14 Ağustos 2017)

Evrensel’in deneyimli ekoloji muhabiri Özer Akdemir, gazetede bir ekoloji yazı dizisine başladı. Dizinin üçüncü gününde Kuzey Ormanları Savunması’nı ele alan dostumuz Akdemir’e teşekkür ederek KOS’la yaptığı röportajı yayınlıyoruz.

1. Mücadele ettiğiniz soruna dair kısa bir bilgilendirme yapar mısınız? Konusu, ne zaman başladığı, karşı çıkışınızın temel nedenleri vs…

Kuzey Ormanları Savunması (KOS), odak noktası İstanbul’un kuzeyi olmak üzere; Istrancalar’dan Sapanca’ya uzanan bölgede yer alan son orman alanları ile birlikte su havzaları, tarım alanları, çok sayıda endemik bitki ve hayvan türlerinden oluşan farklı ekosistemlerin bir arada bulunduğu bütüncül bir ekolojik alanın varlığını sürdürebilmesini savunan, bu amaç doğrultusunda; ölçeği ve gerekçesi ne olursa olsun doğaya, akla, bilime dayanmayan her türlü kentsel-kırsal projenin durdurulması için örgütlenen, mücadele eden, özgür ve gönüllü bireylerin oluşturduğu bir harekettir.

Kendini “Gezi’nin çocuğu” olarak tanımlayan KOS, 7 Temmuz 2013’te bir grup pedallının Beşiktaş’tan Garipçe’ye 3. köprü projesini protesto etmek istemesiyle başladı. Forumların da katılımıyla gerçekleşen bu eylem ardından Abbasağa Forumunda bir araya gelen yaşam savunucuları, mücadeleye KOS adı altında devam etme kararı aldı.

KOS, başta mega “katil” projeler olan, 3. köprü, 3. havalimanı olmak üzere Kuzey Ormanlarını tehdit eden herhangi bir yapılaşma ve konut projesine karşı mücadele ediyor. Buna ek olarak, geniş uzamda Marmara’nın kuzeyini yaşanmaz bir hale getirecek termik santral, RES, Istranca’ya nükleer santral gibi enerji projeleri ve madencilik projelerine karşı da KOS bölgede bütüncül bir savunma hattının kurulmasına yönelik mücadele vermektedir.

2. Mücadelenizin hukuki süreci ve fiili mücadele boyutu ile ilgili güncel durumu hakkında bilgi verebilir misiniz? 

KOS, temel olarak bir sokak hareketi. Sadece hukuksuz değil, meşru da olmayan uygulama, karar, süreç ve projeler de mücadele alanımız. Belgrad Ormanı, Istrancalar, Trakya, Silivri, Çerkezköy bölgeleri; dekovil hattı, hızlı tren projesi, nükleer santral, çimento limanı, Türk Akım doğal gaz hattı, termik santral, taş ocakları gibi saldırıların tehdidi altında. Saydığımız tüm bu projelere karşı, saldırıya göre hem yerel halkla birlikte eş güdümlü olarak hem de İstanbul merkezini odağa alarak mücadelemizi sokakta ve zorla ve hukuksuzca proje alanları haline getirilmek istenen kamusal alanlarımızda devam ediyoruz. Sokağa ek olarak elbette ki hukuksal süreçler de mücadele pratiğinin parçası. Ve birbirini destekleyen alanlar.

3. Bugünkü hukuksal süreçlerle mücadelenizin başarıya ulaşabileceğini düşünüyor musunuz? Hukuk arayışının maddi boyutunun insanları bir hayli zorlayıcı bir noktaya geldiği konusundaki görüşlere katılır mısınız? Sizleri ve mücadelesini doğrudan etkileyen hukuksal gelişmelere dair deneyimleriniz var mı? (Kazanılan ama uygulanmayan bir mahkeme kararı,  değiştirilen bir yasa-yönetmelik vs…)

Bugünün verili hukuki süreçleri içinde, daha doğrusu hukukun “guguk” olduğu, hak aramanın her türlü baskı yolları kullanılarak bastırılmaya çalışıldığı içinden geçtiğimiz bu dönemde sadece hukuksal süreçlere dayanarak mücadelenin başarıya ulaşabileceğine inanmıyoruz. Yaşam savunucularının lehine sonuçlanan mahkeme kararlarının uygulanmadığına, ÇED raporlarının delik deşik edildiğine, hakkını mahkemede aramak isteyenlerin ise önüne yüksek bilirkişi faturaları konduğuna hepimiz şahitlik ediyoruz. Tam da bu nedenle hukukun mücadelenin araçlarından biri olduğuna ancak sadece hukuka güvenerek yol alınamayacağını görüyoruz.

4. Sizlerin ve ülkedeki diğer ekoloji mücadelelerinin en önemli sorunları ve bunların çözümüne dair görüşleriniz neler?

Küresel ölçekte sermayenin kentleri, doğayı kısaca yaşamı kuşatmasına eklemlenen Türkiye’deki süreç, özellikle toplumsal kutuplaşmanın zirveye ulaştığı, yönetim aygıtının ise tamamen KHK’lere havale edildiği, katılımcı olmayan, şeffaf olmayan bir döneme tekabül ediyor. Toplumsal, siyasal, ekonomik ve hukuksal olarak yaşanan bir çok sıkışma, bu sıkışmaların sistemde yarattığı çatlaklar doğal olarak ekoloji mücadelesine de yansıyor. Bu çerçeve içinde ekoloji mücadelesinin nasıl bir yol izleyeceği, nasıl ortaklaşacağı en önemli konu başlığı olarak önümüzde duruyor. Kısa vadede yükselen baskıya karşı mücadelelerin ‘kendi mahallelerine’ çekilmek yerine, eko kırım projelerinin iyice ayyuka çıkardığı iktidar – sermaye blokunun hukuksuz, yıkıcı pratiklerini teşhir etmeleri ve buna karşı mücadeleye devam etmeleri önemli. Tehditkar süreçlere karşı bir arada ve güçlü sesler çıkarmak bu çöküş atmosferinin panzehiri.

5. Ekoloji mücadelelerinin birleştirilmesi, ortak bir örgütlenme ve mücadele çizgisi ile daha etkili bir şekilde direnilip başarıya ulaşılabileceğine dair görüşlere katılıyor musunuz? Yanıtınız olumlu ise bu birlik nasıl olacak-olmalı? Yolu, yöntemleri, ana ilkeleri nasıl belirlenmeli?

Ekoloji mücadelesi aslında hem teorik hem de pratik olarak, doğanın her unsuruyla birlikte; yaşamın var olma koşullarına saldıran karar ve projelere, bilimi, toplumsal ve ekolojik adaleti ortadan kaldırmaya meyleden zihniyete karşı ortak yaşamımızı savunduğumuz, ortaklaşa mücadelemiz. Buradaki kritik nokta ortaklaşılacak zeminin doğasının iyi belirlenmesi. Saldırının akıl almaz boyutlara ulaşması, mücadelenin de daha örgütlü ve koordine olması gerekliliğini dayatıyor. Bununla birlikte, birlikte hareket zemininin, çok sayıda öznenin kendi alanlarında yürüttüğü mücadeleyi gözetmesi, öznelerin de bu zeminlerin tanımlanmasında tıkayıcı veya koordinasyonsuzluk getirici değil kolaylaştırıcı olması, ön açıcı olması önemli. Ekoloji mücadelesi yaşam savunusu olması itibariyle elbette politik; fakat fraksiyonel anlamda değil, ortak zeminde varolabilme ve kendi siyasetini, kendi pratiğini dayatmama, birlik hukukunu destekleme, süreçleri ortaklaşa ve haberleşerek inşa etme ve katılımcılığı geliştirme anlamında. 

Tags: , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑