Haber

Published on Eylül 3rd, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

0

Bilirkişi ‘Aliağa’da termik santral olmamalı’ dedi


(Özer Akdemir / Evrensel – 30 Ağustos 2017)

İzmir Aliağa’daki termik santralin bilirkişi raporunda, bölgenin bu kirliliği kaldıramayacağının altı bir kez daha çizildi.

Aliağa yakınlarındaki İZDEMİR Termik Santrali ile ilgili yapılan bilirkişi raporunda bölgenin bu kirliliği kaldıramayacağının altı bir kez daha çizildi. Termik santrale karşı dava açan TMMOB’a bağlı odalar, EGEÇEP ve Ekoloji Kolektifi konuyla ilgili yaptıkları ortak basın açıklamasında “Aliağa ve çevresinin tüm kirliliklerden kurtarılmasını hedeflerken bölgede yeni kirlenmelere asla izin vermeyeceğiz” denildi.

YAN YANA İKİ TERMİK SANTRAL

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İzmir Aliağa’da yapılması planlanan İZDEMİR Enerji Santrali-II 2. Ünite projesi için verdiği ÇED olumlu kararına karşı, yurttaşlar, sivil toplum örgütleri, Kıyı Ege Belediyeler Birliği, Foça Belediye Başkanlığı, İzmir Barosu ve TMMOB’a bağlı meslek odaları tarafından dava açılmıştı.

Açılan davada; İZDEMİR termik santrali II 2. Ünitenin 1. Ünite ile birlikte entegre olarak planlanması gerektiği, kümülatif değerlendirme yapılmamış olması, planlama hukukuna aykırılığın mevcut olduğu, kültür varlıklarına etki incelemesinin parsel bazlı yapıldığı, kullanılacak kömürün belirsizlik taşıdığı, toprak hukukuna aykırılığı iptal sebepleri olarak ileri sürülerek ÇED olumlu kararının iptali talep edilmişti.

BİLİRKİŞİ TÜM GEREKÇELERİ SAYDI

İzmir 1. İdare Mahkemesinde görülen davada, 8 Mayıs günü yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu, geçtiğimiz günlerde mahkemeye sunuldu.

Bilirkişi raporunda; 

“Sonuç olarak faaliyetin çevre mühendisliği açısından bazı hava kirliliği riskleri doğuracak olması ancak plan kararları açısından uygun olmasının ötesinde; Arkeoloji ve Sanat Tarihi açısından ÇED Raporunun arkeolojik alanlar ve sit alanları açısından yetersiz ve dayanaksız olması işletmenin etki alanının etki alanındaki çevresel özelliklerin arkeolojik alanlar ve sit alanları açısından tam ve doğru olarak belirlenmemiş olması ile Tarımsal Arazi Kullanımı açısından 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkındaki Kanuna göre söz konusu alanda termik santral yapılmasının uygun olmaması sebepleri ile dava konusu faaliyete dair ÇED Olumlu Kararının iptalinin uygun olduğu kanısına varılmıştır” ifadelerine yer verildi.

MAHKEME KARARI BİR ÇIRPIDA YOK SAYILDI

Davacı kurumlar tarafından bilirkişi raporu ile ilgili yapılan ortak açıklamada; İzmir 2. İdare Mahkemesinin, İZDEMİR Termik Santrali 2. Ünite için verilen ÇED olumlu kararını iptal ederken; bilirkişi raporundaki zeytinlik alanlar, arkeolojik alanlar ve hava kirliliği unsurlarını göz önüne aldığını dile getirdi. Her iki ünite ile ilgili yapılan bilirkişi raporlarının projenin yeri seçimindeki yanlışlığı ortaya koyduğunun belirtildiği açıklamada, “Ancak buna rağmen 1. ünite için iptal kararının ardından kısa bir süre sonra 2009/7 sayılı genelge kapsamında yeniden ÇED olumlu kararı alınmıştı.

İzmir 1. İdare Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda açıkça, bu bölgede termik santral kurulamayacağı, aksi takdirde korunan alanların, insan ve çevre sağlığının ve zeytinlik alanların zarar göreceğinin altı çizilmiştir. 2.Ünite’nin ana gövdesini oluşturan ve planlandığı alan aynı olan 1. Ünite ise halen işletme halindedir. Bilirkişi raporuyla bir kez daha tespit edilen yer seçimi yanlışlığı hususu 1. Ünite için de geçerlidir” denildi.

Bilirkişi raporu doğrultusunda II. Ünitenin ÇED olumlu kararının iptalinin yanı sıra 1. Ünitenin faaliyetinin de ivedi bir şekilde durdurulması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi: “Bilirkişi raporu da açıkça, Aliağa’nın kapasite itibariyle bir yeni tesisi daha kaldıramayacağını ortaya koymuştur. Aliağa ve çevresinin tüm kirliliklerden kurtarılmasını hedeflerken bölgede yeni kirlenmelere asla izin vermeyeceğiz”

 

Tags: , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑