Makale

Published on Eylül 12th, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

0

Hafriyat vurgununa son

Yalçın Bayer Hürriyet’te yer alan bugünkü (12 Eylül) köşesinde, Danıştay’ın ormanlardaki maden ocaklarının hafriyat toprağıyla iyileştirme yetkisini belediyelere devreden yönetmenliğin yenisini de Anayasa’ya aykırı bularak yürütmesini durdurmasına yer verdi. Orman Mühendisleri Odası ilgili yönetmenliğin iptali için Danıştay 8 inci Dairesinde dava açmıştı. Bayer’in köşesinde yer alan ilgili bölüm şöyle;

“BÜYÜKŞEHİR Belediyesi’nden bir dostumuz “Hafriyattaki rant paylaşımına Danıştay 2.kez dur dedi. 10 yıllık mücadelenizin haklılığı Danıştay’ın 2. kez kararıyla bir kez daha teyit edildi. Bu mücadelede siz olmasaydınız bu aşamaya asla gelinmezdi” dedi. Böyle okurlarımıza biz de teşekkür ediyoruz. O mücadeleyi kendilerine bayrak yapan bürokratları esas ayrıca kutlamak gerekiyor.

Ama önce başa dönelim:

Danıştay’ın 8.Dairesi, 2015 yılında Danıştay İdareler Kurulu’nun iptal ettiği yönetmenliğin yenisinin de yürütmesini durdurarak ormanlardaki maden ocaklarının hafriyat toprağıyla iyileştirme yetkisini belediyelere devreden uygulamanın hukuka aykırı olduğunu 2. kez onayladı.

Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla ilgili yönetmenliği Danıştay’a taşıyan ‘Orman Mühendisleri Odası’nı tebrik ediyoruz. Meslekleri adına tarihe geçecek başarıya imza attılar.

Danıştay kararlarının durdurduğu rantın büyüklüğünün basına yansıdığından (300 milyon dolar) kat be kat fazla olduğu uzman raporlarıyla sabittir.

Cazibesinin çok yüksek olduğu İstanbul’daki hafriyat rantında oynanan ‘Bizans oyunlarını’ bıkmadan ve usanmadan bu köşede sık sık dile getirmiştik.

Amacımız, ne birilerine hakaret etmek, ne birilerini zan altında bırakmak ne de yönetime muhalif olmak değildi. Sadece milletimizin ana sütü gibi hakkı olan milyarlarca dolar değerindeki kamu kaynağının ihalesiz sistemlerle peşkeş çekilmesine engel olabilmekti.

Yazdıklarımızın hepsi somut bilgi, belge ve uzman görüşüne dayalı gerçeklerdi ve hiçbirine de bu güne kadar doyurucu cevap verilememişti.

Rantın cazibesi o kadar kör, o kadar sağır etmişti ki; ne ısrarla söylenenleri duyabilen kulak ne de İstanbul coğrafyasını alt/üst eden hafriyatı görebilen göz bırakmamıştı hiç kimsede. Hukuk, Ahlak ve inanç değerleriyle birlikte duyarlı vicdanları da tamamen yok etmişti.

Sahi! Hafriyat rantından dolayı İstanbul’da perde arkasında neler yaşanmıştı?

DUDAK ISIRTTIRAN MÜCADELESİ

AKP iktidarının ilk aylarında İstanbul Orman Bölge Müdürlüğüne atanan Faruk Çebi ormanlardaki eski maden ocaklarının hafriyat toprağıyla iyileştirilmesi projesine büyük önem vermişti. Olağanüstü gayretleriyle İstanbul’u 2010 Avrupa Kültür Başkenti’ne hazırlayan projeler arasında yer almasını sağlamıştı.

İstanbul’daki ormanlarda madencilik çalışmalarıyla bozulmuş alanların tekrar ormanlaştırılması Anayasal bir zorunluluktu. Söz konusu zorunluluğun yerine getirilmesinde yetki ve sorumluluk tamamen orman teşkilatına aitti ve hiçbir şekilde devredilemez ya da engellenemez olduğu yargı kararlarıyla da tescil edilmişti.

İstanbul ormanlarındaki maden ocaklarının iyileştirilmesiyle madencilikle tahrip edilmiş 10 bin hektar alanının ağaçlandırılması, hafriyat ihalelerinden en az ‘5 milyar dolar’ gelir sağlanması ve iyileştirilmiş sahalara dikilecek 5 milyon fıstık çamının tohumundan da yılda ortalama 400-500 milyon dolar kazanılması hedeflenmişti. İstanbul’u geleceğe hazırlayan ve herkeste büyük heyecan uyandıran müthiş bir projeydi.

Söz konusu proje kapsamında gerçekleştirilen hafriyat ihalelerinden ilk 4 yılda 50-60 milyon dolar gelir sağlanmıştı. Geçmişte her yıl zarar eden İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü sürekli kar etmiş, 2005 yılında da bölge müdürlükleri arasında birinci olmuştu. İstanbul ormancılığında gerçekleştirilen sıra dışı çalışmalar büyük bir sitayişle basında da yer almaya başlamıştı.”


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑