Haber

Published on Ekim 31st, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

0

“Trakya’da termiğe hayır” diyenler bu dilekçeyi doldurabilir

(Saray Gazetesi – 31 Ekim 2017)

Çerkezköy ve Silivri arasına yapılması planlanan ancak yapılan itirazlar neticesinde imar plan değişikliği ile yeri değiştirilen kömürlü termik santrale itiraz etmek isteyen yaşam savunucuları, doldurdukları dilekçe ile Tekirdağ Valiliği’ne başvuruda bulunabilirler.

Yapılan son imar planı değişikliği ile Çerkezköy ve Kapaklı arasındaki Pınarça mevkiine inşa edilmesi düşünülen kömürlü termik santrale itiraz etmek isteyen vatandaşlar, aşağıdaki dilekçeyi doldurarak Tekirdağ Valiliği’ne başvuruda bulunabilirler.

“VATANDAŞIN TEPKİSİ ÇOK ÖNEMLİ”

Yaklaşık 300 binin üzerinde nüfusun yaşadığı Çerkezköy ve Kapaklı’nın tam ortasına yapılması planlanan kömürlü termik santral için kamuoyu oluşturulması gerektiğinin altını çizen uzmanlar; “Kömürlü termik santrallerin çevrede ve insan sağlığında oluşturduğu kalıcı zararlar bilimsel olarak kanıtlanmış gerçeklerdir. Çerkezköy ve Kapaklı gibi yoğun nüfusa sahip iki ilçenin arasına yapılması planlanan kömürlü termik santral de zaten çevresindeki sanayi kuruluşlarından ötürü nefes alamaz hale gelmiş bu iki ilçeyi yaşanmaz hale getirebilir. Bu nedenle kamuoyu oluşturmak çok önemli. İki ilçemizde de ikamet eden vatandaşlarımız bu dilekçeyi doldurarak Tekirdağ Valiliği’ne elden ya da posta yoluyla ulaştırırsa, bu yanlıştan dönülme şansı daha da artar” açıklamasında bulundular.

İŞTE O DİLEKÇE:

Tekirdağ Valiliği

İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne

…../…../…..

Konu: Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100 000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı Değişikliği, Tekirdağ İli 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği,

İtiraz: Plan değişikliği ile yerin altından kömürün çıkartılarak yakılacağı ve yanma

sonucu ortaya çıkan külün ve zararlı gazların insan sağlığına ve iklim değişikliğine yol açan sera gazlarının salımına neden olacağı açıktır. Bakanlığınız tarafından yapılan plan değişikliği ile telafisi imkansız zararların ortaya çıkacağı açıkça görülmektedir.

Bu değişiklikler ile:

  • Mevcut mevzuata ve havza yönetim planlarına aykırı bir değişiklik yapılmaktadır. Zaten mevzuatta “tabakaların her hangi bir noktasından su çekildiğinde, bütün su kütlesine tesir edilmiş olur.” ifadesi ile yeraltı sularına olumsuz etki açıkça yer almasına rağmen ve ilgili havza planlarında bölgede yer altı su rezervlerinde azalma olduğu ve korunması gerektiği ifade edildiği halde bu plan değişikliğinin yapıldığı görülmektedir. Yapılan değişikliğinin bütün bölgeyi kuraklaştıracağı, tarım, orman ve alt sektörleri ile insan yaşamını ve geçim koşullarını etkileyeceği açıkça ortadadır.
  • Anayasa`nın 56. Maddesi ile güvence altında alınmış sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı ihlal edilmektedir. Her iki sahadaki kömürün yüksek nem ve düşük kalorisi yanında yüksek külü dikkate alındığında milyonlarca ton uçucu külün bölgeye yayılacağı, filitre sistemlerinin de kısmen tutabildiği dikkate alındığında, yine de yüzbinlerce ton külün yakınlardaki yerleşim birimlerine, çevredeki tarım alanlarına, ormana, doğal yaşama ve insan sağlığına olumsuz etki edeceği ortadadır.
  • Uluslararası sözleşmelere ve Anayasa ve mevzuatta belirtilen yükümlülükler dikkate alınmamıştır. Anayasa’nın 90. Maddesi’ne göre Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak anlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. 4990 sayılı “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ve bu sözleşmenin uygulama protokolü olan 5836 sayılı Kyoto Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ile Türkiye, iklim değişikliğinin tehlikeli olduğunu, sera gazlarının azaltılması ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı önlem alınması gerektiğini kabul etmiştir. Bu konu ulusal mevzuatta açık olmasına, plan değişikliği ile ortaya çıkacak projenin sağlayacağı etkilerin bilinmesine rağmen ve aşırı iklim olayları 2015 yılında ülkemizde rekor kırmışken planlanan projenin iklim değişikliğini geri dönülmez noktaya taşıyacağı gerçeği dikkate alınmamıştır.

Bu çerçevede; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tabi olduğu yasal düzenlemeler, taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’nın 56. Maddesi ile güvence altına alınan “temiz çevrede yaşama hakkı” çerçevesinde, adı geçen çevre düzeni planlarında “Elektrik Üretim Alanı” olarak yapılan plan değişikliklerinin; iklim değişikliğini geri dönülmez noktaya sürükleyeceğini, bölgenin su kaynaklarına (yüzey ve yeraltı suyu) etkilerini artırarak kuraklığa neden olacağını ve oluşacak sanayi atıkları ile telafisi mümkün olmayan zararlar oluşturacağını dikkate alarak reddedilmesi gereğini bilgilerinize sunarım.

Valilik özel kalem: ozelkalem@tekirdag.gov.tr

Faks: 0282 262 80 80

Tags: , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑