Haber

Published on Ocak 11th, 2018 | by Kuzey Ormanları Savunması

0

Nükleerde Son Durum: Sinop’ta ‘ÇED’ Bilmecesi, Akkuyu’da Lisans Aşaması

(Pınar Tarcan / BİA Haber Merkezi – 10 Ocak 2018)

Türkiye’nin ikinci nükleer santral projesi Sinop Nükleer Güç Santrali (NGS) için ÇED sürecinin başladığı öne sürülürken, Akkuyu’daki projeyi yürüten Rosatom şirketi “İnşaat lisansını 2018 baharında almayı umduklarını” söyledi.

Almanya’nın Bavyera eyaletinde 33 yıldır faaliyet gösteren Grundremmingen’deki bir reaktör ülkenin nükleer enerjiye sırtını dönme planı çerçevesinde kapatıldı.

Avrupa yüzünü yenilenebilir enerjiye çevirmeye başlarken, Akkuyu ve Sinop Nükleer santral projeleri tamamlanırsa Türkiye’de 8 nükleer reaktör inşa edilmiş olacak. Bu kapsamda Türkiye’deki reaktörlerle ilgili son duruma baktık.

Sinop’ta ÇED’in sadece ‘iddiası’ var

Anadolu Ajansı’nın Türkiye’nin ikinci nükleer santrali olacak ve Japon-Fransız ortaklığı ile inşa edilecek Sinop Nükleer Güç Santrali (NGS) için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinin ilk aşaması olan proje tanıtım dosyası geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunuldu.

Ancak projenin tanıtım dosyası ya da ÇED süreciyle ilgili hiçbir bilgilendirme yok. Sinop Çevre Platformu haberlerin ardından BİMER’e başvuru yaparak Başbakan’dan konuyla ilgili bilgi talep ettiklerini ancak henüz bir cevap alamadıklarını söylüyor.

“Oldu bittiye getirilmeye çalışıyorlar”

Sinop Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Murat Şahin, ÇED muammasıyla ilgili bianet’e yaptığı açıklamada öncelikle projenin adının, yerinin net olmadığını belirterek “1/25 bin ölçekli haritada bile nükleer santralin yeri belli değil. Hangi şirket üzerinden yapılacağı belli değil. Şu an 30-35 jeolog bölgede araştırmalar yapıyor. Bu araştırmalar bitmeden ÇED sürecinin başlatılması zaten mümkün değil” dedi ve ekledi:

“Bizim anladığımız bu haber köpürtülerek her şeyi oldu bittiye getirmek, halkın mücadelesini geri plana atmak için bir algı operasyonu yapmak. Adı geçen Aleva şirketinin zaten ne olduğu belli değil. ÇED süreciyle ilgili sorularımızı BİMER’e sorduk, bekliyoruz.”

Greenpeace Akdeniz Kampanyalar Sorumlusu Özgür Gürbüz:”4 kat pahalı nükleer elektriğe ihtiyaç yok”
“Türkiye’nin güneş ve rüzgardan neredeyse 4 kat pahalı nükleer elektriğe ihtiyacı yok. Akkuyu nükleer santrali kurulursa yılda 35 milyar kWs elektrik üretecek deniyor. Türkiye’nin güneş enerjisinden elektrik üretme potansiyeli en az 380 milyar kWs. Enerji verimliliği potansiyeli ise elektrik talebini yüzde 25 oranında azaltabilir. Bu da devlet belgelerinde geçiyor. Bu şartlarda yapılacak tek şey Türkiye’yi geleceğe hazırlamak için nükleer santral projelerinin iptal edilmesi olur. Türkiye’yi geleceğe hazırlamak için bu şart.”

Akkuyu’da bir iyi, birden fazla kötü haber

Mart ayında inşaat lisansı başvurusu yapılan Akkuyu NGS için ise inşaat lisansı verilmesi aşamasına gelindi. 2015 yılında 3 yıllık önlisans süresi bitiyor. Akkuyu’da ise lisans öncesi hareketlilik sürüyor. Aralık ayında projeyi yürüten Rus Rosatom Şirketinin Başkanı Aleksey Lihaçev, Mersin’i ziyaret ederek “Ana inşaat lisansını 2018 ilkbaharında almayı umduklarını” söyledi.

Öte yandan gazeteci Çiğdem Toker, Cumhuriyet’te yayınlanan köşe yazısında “Akkuyu A.Ş. yönetim kurulu, şirketin ana sözleşmesindeki denetimle ilgili maddeyi değiştirecek. ‘Yönetim Kurulu üyeleri aynı zamanda denetleme kurulu üyesi olabilir’ ifadesi sayesinde şirket CEO’su Yuriy Fedorovich Galanchuk, Akkuyu A.Ş. ile ilgili kritik bir yetki ve gücü de üstlenecek” haberi verdi ve sordu: “Yeni madde, hukuksal sözleşmesi hâlâ kesin olarak açıklanmayan üç Türk şirketinin de Rus CEO tarafından denetlenebileceği anlamına mı geliyor?”

Ön lisans artık dava edilebilecek

Akkuyu projesinin varlığı hali hazırda haberlerin en kötüsüyken çevreci mücadele için emsal teşkil edebilecek haber Ankara 7. Bölge İdare Mahkemesi’nden geldi.

Lisans aşamasına geçilmeden hemen önce Akkuyu için verilen ön lisansın iptali için çevre örgütleri, Adana Tabip odası ve Adana Barosu’nun da dahil olduğu 13 kurumun açtığı dava, ön lisansın dava edilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmişti.

Mahkeme son kararında ise önlisans işleminin hukuki sonuç doğuracak bir işlem olması ve etkisiz bir işlem kabul edilemeyeceği nedeni ile bu kararı kaldırdı. Kararın kalkması ön lisans iptal davası açmanın yolunu aralarken benzer durumlar için de emsal teşkil edecek.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑